‘ Nisan, 2008’ tarihli yazılar
5
Bu haftasonu, son yıllarda geçirdiğim en güzel fakat bir o kadar da yorucu haftasonuydu. En son ne zaman bisiklet sürdüğümü hatırlamıyorum ancak haftasonu arkadaşlarla yaptığımız bisiklet turu uzun bir zaman hafızamda yer edinecek kadar güzeldi. Hem manzaranın güzelliği hem de dostlarla yapılan hoş muhabbetler şehir hayatından sıkılmış birisi olarak bana ilaç gibi geldi.
Lisede yatılı okuduğum dönemde birden aklıma “en son ne zaman çıplak ayak çimenlere bastım” şeklinde bir soru gelmişti ve inanır mısınız cevabını gerçekten verememiştim. Belki küçük hatta bazılarına salakça birşeymiş gibi gözükebilir ama bana kalırsa bu soru, hayatlarımızın ne denli küçük ama önemli şeylerden yoksun kaldığını kısacası sıradanlaştığını gözler önüne sermesi açısından oldukça önemli.
Şehir hayatı bir yere kadar güzel belki ama bir noktadan sonra insanı sıkmaya ve boğmaya başlıyor. Bir de stresli bir işiniz varsa arada[...]
Devamını okuyun
2
Daha önce birçok blogda yazılıp çizildiği için bahsetme gereği duymadım. Malum olduğu üzere blog ödülleri adı altında bir organizasyon düzenleniyor bu sene. Örneğini yabancı bloglar arasında gördüğümüz yarışmanın Türk blogları arasında da yapılacak olmasını hem blog yazarları açısından hem de zevkle okudukları blogları bir şekilde desteklemek isteyecek olan okuyucular açısından oldukça faydalı olacağı kanaatindeyim.
Her ne kadar yarışmaya yönelik olarak kazananın daha önceden belli olduğu şeklinde çatlak sesler olsa da bu tip söylemlere itibar edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Zira bu tip projelerde böyle yaklaşımlarda bulunanlar genelde elini herhangi bir taşın altına koymayan ve yapılan her güzel eyleme karşı çıkmayı şiar edinmiş olan insanlardır.
Her yıl düzenlenmesi düşünülen yarışmada oy verebilmek için sadece kayıt olmanız yeterli. Çeşitli kategoriler altında aday olan blogları inceleyerek beğendiğiniz bloglara oy vermeyi ihmal etmeyin derim. Bu hem[...]
Devamını okuyun
Satır Arası 21 Nisan 2008
3
Mar Adentro (İçimdeki Deniz) filmini izleyenler filmde çalan “Kara Gölge” isimli parçayı hatırlayacaklardır. Ben de bir arkadaşın söylemesi üzerine hatırladım. Luz Casal söylüyormuş o şarkıyı. Aslında söylüyor değil de ağlıyor demek daha doğru. Luz Casal, Negra Sombra bkz.
Devamını okuyun
2
Etiketler:
birey,
birleşmiş milletler,
blocu,
blog yazarı,
blogcatalog,
blogger,
evrensel insan hakları beyannamesi,
human rights,
insan,
insan hakları,
sosyal proje,
unite for human rights
İkinci Dünya savaşından sonra herkes Dünya’nın çivisinin çıkmak üzere olduğunun ve birşeyler yapılması gerektiğinin farkına varmaya başlamıştı. Bunun ilk adımı olarak insan hakları konusunda adım atıldı ve Birleşmiş Milletler nezdinde 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yayınlandı. Herhangi somut bir adım veya yaptırım içermeyen ve daha çok herkesçe varlığı zaten kabul edilen ama pratikte sürekli ihlal edilen hakların tekrardan bir düzenlenmesi, hatırlatılması anlamını taşıyan bu bildirge daha sonraki yıllarda yapılmış olan insan hakları konulu sözleşmelere temel teşkil etmiştir.
Beyannamenin en önemli özelliği sol ve sağ ideolojilerin insan hakları konusundaki yaklaşımlarını bir noktada uzlaştırmaya çalışmasıdır. Bunun için beyanname, içerisindeki kimi haklarda sosyalist insan hakları anlayışına uygun olarak “birey” kavramını önplana çıkarırken kimi haklarda sosyalizmin sürekli eleştirisine maruz kalan ve sadece soyut düzenlemeler olmakla itham edilen kapitalist dünyanın söylemi olan “herkes” kavramını[...]
Devamını okuyun
Hayata Dair 16 Nisan 2008
4
Etiketler:
Barışmam,
farklılık,
Hatıra,
huzur,
ideoloji,
komünizm,
Mustafa Yıldızdoğan,
politika,
Samurai-X,
şarkı,
Sevda Değil,
sevmek,
siyaset,
solcu,
sosyalist,
Zülfü Livaneli
Hayatta belli bir fikre veya ideolojiye hapsedilemeyecek kadar güzel ve güzel olduğu kadar da her insan tarafından hissedilip, ifade edilebilecek öyle duygular var ki böyle duygulara neden ve nasıl sınır çizilmeye çalışılır hiçbir zaman anlayamadım.
Hiç unutmuyorum lise son sınıfta, sınıfta yüksek sesle Zülfü Livaneli‘nin Sevda Değil şarkısını söylemiştim. Aklıma geldikçe bazen kendi kendime mırıldanıyorum hala. Bu şarkıyı söyledikten sonra yurttan oda arkadaşım bana ve en iyi dostum olan Raci’ye “siz sosyolist” olmuşsunuz demişti. Hatta daha sonra iyice ileri gidip siz “gomonossunuz yavrum” bile demişti. Hakkını teslim edeyim arkadaşın içerisinde zerre kötülük yoktu bu konuda, herhangi bir art niyetle veya bizi aşağılamak için de böyle bir şey yapıyor değildi. O sadece çevresinde gördüğü, duyduğu ve adını bile doğru telaffuz edemediği, kafasında yer edinen basma kalıp damgayı bize vurmuştu; biz de[...]
Devamını okuyun