2

Benim Kaderimin Bir Benzeri Yok Düşüncesi

Ah insan ne kadar fani, kendi varlığına apayrı bir kesinlikle inansa da, varlığıyla sevdiklerinin ruhunda apayrı bir etki yapsa da hatıralardan silinmek, çekip gitmek zorunda ,üstelik mümkün olduğu kadar çabuk!

Bir daha uyanmamayı dileyerek, bazen de umarak yatağa uzandığımı Tanrı biliyor; ve sabahları gözlerimi yeniden açınca yeniden güneşi görüyor, içerliyorum. Ah, delidolu olabilsem, suçu havaya, bir üçüncü şahsa, bozuk giden bir girişime atabilseydim, böylece isteksizliğin dayanılmaz yükü biraz olsun beni rahatlatırdı. Yazıklar olsun bana! Bütün suçun ben de olduğunu tüm gerçekliğiyle hissediyorum.-Ama bu suç değil! Bütün mutluluğun kaynağı gibi, bütün kederlerin kaynağının da içimde gizli olması yetmez mi? Bir zamanlar her adımda bir cennetle karşılaşan , duyguların bütün arzuları içinde savrulan, bütün dünyayı sevgi dolu kucaklayacak bir kalbi olan insanla aynı kişi değil miyim ben artık?

Bazen “Senin kaderinin bir benzeri yok“, diyorum kendi kendime; “başkalarını mutlu ediyorsun daha kimse bu kadar acı çekmemiştir”. Sonra eskiçağlardan bir ozan okuyorum ve kendi kalbimi görmüş gibi oluyorum. Nasıl acı çekiyorum! Ah, benden önce, başka insanlar da böyle acı çekmişler miydi acaba? Goethe, Genç Werther’in Acıları

Kimsenin İçinde Ukde Bırakmayın

Love Pain, Aşk AcısıHayatta yapılmasından hoşlanmadığım şeylerden birisi de insanın ortaya çıkan kötü bir sonuçta sorumluluğu üzerine almaktansa çevresindekilere suçu yıkmaya çalışmasıdır. Yukarıdaki pasajla alakalı kısma gelirsek eğer birini sevmiyorsanız ve terk edecekseniz ya da istediğiniz gibi sevilmediğiniz için kendinizi kötü hissediyorsanız acınızı hafifletmek, verdiğiniz kararları desteklemek için karşınızdaki insanın duygularına acımasızca saldırmayın. Senin yüzünden oldu, şöyle yapsaydın olmazdı demek, yaşanılan herşeyin sorumlusu tamamen karşımızdakiymiş gibi davranmak “bir şeyi yapmaya nedeni olmayanın yapmamak için mazareti olur” prensibi esasınca insanın verdiği kararların arkasında durma, onları meşrulaştırma gayretinden kaynaklanır. Gitmek istiyorsanız gidin ama geride bıraktıklarınızın içinde gerçekletirilmesi imkansız ukdeler, sürekli kanayan yaralar, cam kırıklarından kalan izler bırakmayın.

İnsan bazen öyle ruh hallerine gark oluyor ki dünyada yaşadığı acıları yaşayanın yalnızca kendisi olduğunu hissediyor ve hatta buna yürekten inanmaya çalışabiliyor. Oysaki hiçbirimiz yalnız değiliz, adı farklı olsa da sevdalarımızın, adları farklı olsa da sevdiklerimizin, tadı aynıdır gözyaşlarımızın. İnsanın dünyada acı çekenin yalnızca kendisi olduğunu düşünmesi bencilliktir, şükürsüzlüktür. Ne çok derdimiz olursa olsun dünyanın herhangi bir yerinde mutlaka bizden daha fazla derde sahip birileri vardır. Bu sebeple deriz ya beterin beteri vardır diye.

Genç Werther’in Acıları, okunası keyifli bir kitaptı. Bu ara bayağı bir kasvetli kitaplara denk geliyorum sanırım. Ancak bazen insanın birşeyden ders alması için belki de olaylara farklı gözle bakmayı becerebilmesi kafidir. Her ne kadar Goethe, kitaptan etkilenen ve intihar eden gençler olmasından dolayı kitabının ikinci baskısına  Siz adam olun da beni izlemeyin, siz siz olun! Yalnızca siz! şeklinde bir ibare eklemiş olsa da kitabı ve tasvir edilen durumu daha farklı yorumlayabilen herkes bu şekilde etkilenmenin aksine daha olumlu dersler alabilir diye düşünüyorum. Sonra olarak yaşamak için nedeni olmayanın ölmeyi dilemek için bahaneleri olur. Yaşama amacımızı kaybetmememiz dileğiyle.

Görselin aslı Underneath The Pain via

Benzer Yazılar

2 Yorum // Yorum Yapın

  1. ferhatonair - Gravatar
    1

    ferhatonair  |  29 Nisan, 2008 @ 05:08 #

    Gitmek istiyorsanız gidin ama geride bıraktıklarınızın içinde gerçekletirilmesi imkansız ukdeler, sürekli kanayan yaralar, cam kırıklarından kalan izler bırakmayın.

    Ben hayatımda hiç çekip gitmedim, kimsede derin yaralar bırakmadım ama bunları birçok kez yaptılar bana…Sustum! Yaş 30 hala susuyorum. Ayrıca sana gönderdiğim müziği dinleyerek bu yazını en baştan okumanı tavsiye ederim.

  2. Suskun - Gravatar
    2

    Suskun  |  1 Mayıs, 2008 @ 18:01 #

    @Ferhat, inanırmısınız iki gündür size nasıl güzel bir cevap verebilirim diye düşünüyorum. O sebeple yorumunuza birşey yazmakta geciktim. Siz susmakla en iyisini yapmışsınız konuşmuş olsanız daha çok incinirdiniz sanırım. Ben öyle olduğunu düşünüyorum. Bazen susmak yapılabilecek en doğru şey olabilir. Hakkınızda hayırlısı olur umarım. Gerçekten gönlünüze göre bir hayat arkadaşınızın olmasını dilerim.

Yorum Yapın

Yorum Kuralları:
* işaretli alanların doldurulması zorunludur. Yazıyla alakalı olduğu sürece her türlü yorumu yayınlarım. Yazıyla alakasız, argo, hakaret veya saldırı içeren yorumları yayınlamama hakkımı sakladım. Bir yorumu yayınlamış olmam yorum sahibinin fikirlerini benimsediğim anlamına gelmez. Mevlana'nın dediği gibi;

Cehalet insanı çirkinleştirir
Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek cevabım vardır
Lakin lafa bakarım laf mı diye
Adama bakarım adam mı diye