5

Ahmet Arif vs Sigara Dumanı

Sigara kullanan birisi değilim. Bunun en temel sebeplerinden birisi çocukluğumdan beri sigara dumanına karşı duyduğum aşırı rahatsızlık. Gerçi zamanla yanımda sigara içen arkadaşlarım sayesinde bu rahatsızlığım bir nebze olsun azalmasına karşın sigara içmememdeki en büyük sebep babama bu konuda verdiğim söz. Ortaokuldan sonra yatılı olarak liseye başlayacağım zaman babam, oğlum ne yaparsan yap ama sakın sigaraya musallat olma, sana gönderdiğim parayı ister yırt istersen dilediğin gibi harca ama sakın sigaraya para verme deyince sigaraya başlamayacağım diye önce babama sonrada kendime söz verdim. O günden sonrada hiçbir arkadaşıma cebimde babamın parasını taşıdığım süre zarfında sigara almadım, sigara alması için borç para vermedim.

Genelde çevresinden kolay etkilenen birisi olmadığım için sigara içen arkadaşlarımın olması sigaraya başlamama sebep olacak kadar üzerimde bir etki etmedi. Lakin özellikle, sıkıntılı zamanlarda babamın sigara içişine resmen hastaydım; araba kullanırken bir elini direksiyonda tutarken diğer eliyle sigarayı ağzına götürmesi, gözlerini hafiften kısması ve en önemlisi inceden bir gurbet türküsü söylemesi…Öylece durup onu izlerdim.

Tek tük, elin parmaklarını geçmeyecek şekilde sigara içtiğim zamanlar oldu ki bunları babama yeri geldiği zaman söylemişimdir. Hepsinin belli bir zamana özel, dost hatırı için olduğundan bahsettim. İşte böyle sigara içtiğim zamanlarda inanmazsınız belki ama babamı taklit etmeye çalışıyorum hala. Pek becerebildiğim söylenemez aslında ne zaman dumanı içime çekmeye çalışsam boğuluyormuşum gibi hissediyorum.

Birde ne zaman sigara içmeye kalkışsam Ahmet Arif aklıma gelir. Merak ederim nasıl bir hissiyatla yazmıştır şu satırları;

…Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cıgaram,
Bir duman alırım, dolu,
Bir duman, kendimi öldüresiye,
Biliyorum, “sen de mi?” diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya…

Ahmet Arif,Akşam Erken İner Mapushaneye

Geçmişi çok özlemeye başladım. Öyleki tamamen unuttuğumu sandığım şeyleri bile hatırlar oldum. Geçmişte yaşadığı kötü zamanlara küfürler eden, yaşadıkları için derin pişmanlıklar duyan birisi değilim. Zaten geçmişe dönük olarak hissedilen aşırı pişmanlık kaderi tenkite girer ki böyle birşeyi yapmaktan tüm kalbimle imtina etmeye çalıştım her zaman.

Yaşadığımız ve tecrüme ettiğimiz herşey bizi başka birşeye, başka bir serüvene, başka bir hayata hazırlıyor. Yapmamız gereken belki sadece sabretmek ve ne ile karşılaşacağımızı görmek. Ama insanoğlu işte….

Benzer Yazılar

5 Yorum // Yorum Yapın

  1. Kaan Fakılı - Gravatar
    1

    Kaan Fakılı  |  16 Nisan, 2008 @ 03:12 #

    İnsan bazen “özlem” veren organını söküp atmak istiyor. Acı veriyor çoğu zaman. Aslında özlemlerimizi kontrol etmek bizim elimizde diye düşünüyorum. Ben genelde bir şeye canım sıkıldığında, onun tetikleyiciliği eşliğinde bir şeyleri özlemeye başlarım. Mesela birisi ile tartıştığımda hemen eski günleri özlemeye başlarım. Onun için birazcık hayatımızı kontrol altında tutacağız. Özlemek güzel şey, insana bir şeyler kazandırıyor ancak acı veriyor…

  2. Binezer - Gravatar
    2

    Binezer  |  16 Nisan, 2008 @ 10:21 #

    ah…. keşke ben de kendime verdiğim sözde durabilseydim.Ama maalesef insanlar buna müsaade etmiyor..bunun başarabildiğine senin adına sevindim….

  3. Heartsmagic - Gravatar
    3

    Heartsmagic  |  16 Nisan, 2008 @ 13:55 #

    Sigara konusunda benziyoruz, kimseye söz vermememe rağmen ben de dışarıdan etkilenmeden bugüne kadar geldim ve sanırım devam edebilirim de. Fakat dediğiniz gibi insanın Ahmet Arif’in o mısralarını okuduğunda “bulayım da sarayım bir cigara” diyesi geliyor. Şair tarafını çok sevdiğim birisidir Ahmet Arif, diğer şiirlerine bakınca bu yazdıklarına şaşırmıyor insan.

    Geçmiş çok farklı bir olgu. Sürekli geride kaldığını düşünür insan, tabi zamanı düz bir çizgi olarak kabul ederse. Eğer böyle olmadığını düşünürsek aslında biz hem geçmiş hem gelecekle bir aradayız demektir. Yaşadıklarımız bizimle, yaşayacaklarımız ise önümüzde, vereceğimiz bir iki karara veya kaderin bize yapacağı teklife bakar her şey. Pişmanlık değil belki ama özlem her daim var…

    Yazınızın son paragrafı zaten çok manidar, ötesinde bizim söyleyeceklerimiz lafazanlık oluyor.

  4. ferhatonair - Gravatar
    4

    ferhatonair  |  16 Nisan, 2008 @ 21:01 #

    Elin parmaklarnı geçecek şekilde değilde Günde 2 paketi geçmicek şekilde içiyorum bu zıkkımı verdiği zararı,düşeceğim durumu canlı canlı hergün gördüğüm halde bırakamıyorum işte aneyy ben dertlimiyimmm :)

  5. Suskun - Gravatar
    5

    Suskun  |  16 Nisan, 2008 @ 22:09 #

    @Kaan, özlemek evet doğru bazen acı ziyadesiyle acı veriyor insana lakin aradan çok uzun zaman geçince, herşey biraz şekil değiştirince o zamanda geçmişe bakıp “vay be şöyle olmuştu” deyip tebessüm ediyoruz. Özlediğiniz şeyleri fazlasıyla tekrardan yaşamanızı dilerim.

    @Binezer, birşeyi yapmak için sebebi olmayanın yapmamak için bahanesi olurmuş. Sen ezelinden zaten meyillisin böyle şeylere. :P İçmek istemesen pekala içmezsin. İradeli birisisin nihayetinde.

    @Heartsmagic, est. Söylediğim şeyler siz katkıda bulundukça ziyadeleşiyor emin olun. Ben geçmişi sadece eskide kalmış birşey olarak görmüyorum artık. Aksine ne kadar geride kaldı dersek diyelim bir şekilde geleceğimizi de belirliyor. Tabiki önemli olan ders alıp, tekrardan aynı hataları yapmamak. Ben de inş. bundan sonra başlamayı düşünmüyorum sigaraya.Umarım yanılmam büyük konuşmamak gerek.

    @Ferhatonair, hocam ne yaptınız öyle :P Samimiyetinize sığınarak birşey söylemek istiyorum hani denir ki günde iki paket sigara içilmez olsa olsa yenir diye. Bir de sağlık sektöründe çalışıyorum demiştiniz tez zamanda bırakmanızı veya en azından makul bir seviyeye indirmenizi dilerim. Bakın yoksa blog sahipsiz kalır. Daha bu blogları torunlarımıza devredeceğiz. :D

Yorum Yapın

Yorum Kuralları:
* işaretli alanların doldurulması zorunludur. Yazıyla alakalı olduğu sürece her türlü yorumu yayınlarım. Yazıyla alakasız, argo, hakaret veya saldırı içeren yorumları yayınlamama hakkımı sakladım. Bir yorumu yayınlamış olmam yorum sahibinin fikirlerini benimsediğim anlamına gelmez. Mevlana'nın dediği gibi;

Cehalet insanı çirkinleştirir
Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek cevabım vardır
Lakin lafa bakarım laf mı diye
Adama bakarım adam mı diye