“ Nisan, 2008” tarihli yazılar
Büyük Hayallerim Vardı Benim
Etiketler: Dostoyevski, düşünce, hayal, hayal kurmak, ideal, idealist olmak, kariyer, lise, meslek, meslek seçimi
İnsan büyüdükçe daha idealist olur sanırdım. Kendimi lise yıllarında hayal ediyorum da o zamanlar daha idealist düşüncelerim varmış. Belki birçoğu sağlam bir temelden yoksun sadece gençliğin vermiş olduğu ütopik hislerdi ama en azından daha samimi ve daha kirlenmemişti.
Bir yola girmeye niyetlenmekle o yolda ilerlemek birbirinden hem nitelik hem de zorluk olarak çok farklı iki aşama insan hayatında. Herkes bir yola girip güzel şeyler yapmak, faydalı şeylerin altına imza atmak ister ama herkes bu yolda karşılacağı meşakkatlere katlanmak istemez. Bir nevi bu yoldaki mesafe ve süreç, insanı korkutur ve çoğu zamanda insanın vazgeçmesine sebep olur.
Düşündüğü şeylerde kararlılığını kaybetmemek, ideallerinin peşinde koşabilmek yaştan ziyade duygu ve samimiyetle alakalı birşeymiş bunu şimdi daha iyi anlıyorum. Herşeyin daha çok başındayken,lise yıllarında, tereddütsüz bir şekilde “ne iş yaptığım o kadar önemli değil benim için, önemli olan insanları mutlu[...]
Benim Kaderimin Bir Benzeri Yok Düşüncesi
Etiketler: alıntı, aşk, aşk acısı, dert, genç, genç werther'in acıları, Goethe, hayat, intihar, Kitap, şükretmek, şükür, yaşam
Ah insan ne kadar fani, kendi varlığına apayrı bir kesinlikle inansa da, varlığıyla sevdiklerinin ruhunda apayrı bir etki yapsa da hatıralardan silinmek, çekip gitmek zorunda ,üstelik mümkün olduğu kadar çabuk!
Bir daha uyanmamayı dileyerek, bazen de umarak yatağa uzandığımı Tanrı biliyor; ve sabahları gözlerimi yeniden açınca yeniden güneşi görüyor, içerliyorum. Ah, delidolu olabilsem, suçu havaya, bir üçüncü şahsa, bozuk giden bir girişime atabilseydim, böylece isteksizliğin dayanılmaz yükü biraz olsun beni rahatlatırdı. Yazıklar olsun bana! Bütün suçun ben de olduğunu tüm gerçekliğiyle hissediyorum.-Ama bu suç değil! Bütün mutluluğun kaynağı gibi, bütün kederlerin kaynağının da içimde gizli olması yetmez mi? Bir zamanlar her adımda bir cennetle karşılaşan , duyguların bütün arzuları içinde savrulan, bütün dünyayı sevgi dolu kucaklayacak bir kalbi olan insanla aynı kişi değil miyim ben artık?
Bazen “Senin kaderinin bir benzeri yok“,[...]
Kalıcı Bağlantı Sorunu
Etiketler: blog, cpanel, erişim, hotlink, hotlink koruması, kalıcı bağlantı, kalıcı bağlantı hatası, Wordpress
Üç gündür bilgisayardan uzak biraz kafa dinliyordum. Gitmeden önce son bir yazıyı ayarlamıştım dün akşam yayınlansın diye. Önceki hafta blogdaki resimler birçok forum sitesinde kullanılmaya başlanınca buna engel olmak için hotlink korumasını cpanel’den aktif etmiştim. Fakat sonradan rsslerde resimlerin gözükmesinde sorun çıktığını farkettim. Gitmeden önce de tekrar cpanelden kapatmıştım.
Aceleyle çıktığım için blogdaki bağlantıları çok kontrol etme imkanım olmamıştı. Üç gündür blogdaki hiçbir link çalışmıyormış anladığım kadarıyla. Cpanel’den hotlink korumasını kapattığımda .htacces dosyasının en başında, kalıcı bağlantıları açmak için gerekli olan “RewriteEngine on” satırı otomatik olarak silinmiş. Haliyle de blogdaki bütün linkler çalışmaz duruma gelmiş.
Bloga giriş yaptığım da ziyaretçi sayısındaki anormal düşüşü görünce bir terslik olduğunu anladım. Google Webmaster Araçlarına bakınca uyarı aldığımı gördüm. Sağolsun Ferhat (Ferhatonair), email atmış kalıcı bağlantılarla ilgili bir sorun var sanırım diye. Onun tavsiyesini dikkate alarak .htaccess dosyasını kontrol[...]
Çocuklar Dünyanın En Mutlu Varlıklarıdır
Etiketler: alıntı, çocuk, çocuklar, genç werther'in acıları, Goethe, mutlu insan, mutluluk
Çocukların “Neyi, niçin istediklerini bilmedikleri” hususunda bütün iyi eğitilmiş öğretmenler ve eğitmenler hemfikirdir, ancak yetişkinlerde çocuklar gibi yeryüzünde nereden gelip nereye gittiklerini bilmeden dolaşıyorlar. Onlar da, çocuklar gibi gerçek ereklerini, bisküvi, çörek ve kızılcık sopasıyla yönetilerek öğreniyorlar, bu somut gerçeği sanırım kimse kabul etmek istemiyor.
Sana hoş bir itirafta bulunayım; bana burada “insanların en mutluları, bütün gün oyuncak bebeklerini gittikleri her yere beraberlerinde götüren, oyuncaklarını soyup yeniden giydiren ve byük bir dikkatle annelerinin şekerlemeleri kilitli tuttuğu çekmecenin etrafında parmaklarının ucuna basarak dolaşan, en sonunda istenilen ele geçince koca bir parçayı zevkle tıkınan ve ardından daha yok mu? diye bağıran çocuklar gibi yaşayanlardır”, demek istediğini biliyorum. Çocuklar gerçekten mutlu varlıklar. İğrenç uğraşlarına ya da tutkularına şaşalı ünvanlar veren ve bunları, insanlığı sağlık ve mutluluğa kavuşturak büyük esermiş gibi sunanlar da mutludur herhalde!.[...]
Goethe-Genç Werther’in Acıları
Etiketler: acı, alman edebiyatı, aşk acısı, aşk mektubu, dünya klasikleri, genç werther'in acıları, Goethe, Kitap, mektup, nietzche ağladığında, Nietzsche, roman, ümitsizlik
Yakın zamanda aldığım diğer bir kitap Goethe’nin, Genç Werther’in Acıları isimli romanı. Çağdaş Alman romanının başlangıcı olarak kabul edilen kitap, roman-mektup tarzında yazılmış. Werther’in başından geçen olayları ve özellikle aşık olduğu kadına ilişkin hislerini döktüğü mektuplardan oluşan eser oldukça şiirsel bir anlatıma sahip.
Yakın zamanda okuduğum Nietzsche Ağladığında isimli romanda geçen bir kısım kitabın, yayınlandığı zaman ne kadar popüler olduğunu göstermesi açısından oldukça dikkatimi çekmişti. Her insanın aşk acısını bir şekilde tatdığını ve bu acıdan kaçışın o kadar kolay olmadığının vurgulandığı bu pasajda Nietzsche, bu kitapla ilgili şöyle bir hususu belirtiyor.
Kitap yayınlandıktan sonra bir sürü genç, Werther’i örnek alarak intihar etmiş. Bunu üzerine Goethe kitabının ikinci baskısına şöyle bir not düşmüş; Siz adam olun da beni izlemeyin, siz siz olun! Yalnızca siz!. Bunu belirten Nietzsche önemli olanın bir insana içinde bulunduğu ruh halini[...]