Kemal Alemdaroğlu Ve Üniversitelerimize Kazandırdıkları
İstanbul Üniversitesi’inden mezun olmuş bir arkadaşımla konuşurken bir arkadaşının Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’yla alakalı bir tesbitini aktardı. Arkadaşın yaklaşımını çok orjinal ve kayda değer buldum. Alemdaroğlu’nu seven birisi çıkıp onu savunacak olsa herhalde bu kadar iyi anlatamazdı. Arkadaş demiş ki;
Kemal Alemdaroğlu birçok kimsenin düşündüğünün aksine ülkemizde akademik hayatın gelişmesi ve daha iyi bir üniversite ortamının oluşması için son derece gayret göstermiştir.İstanbul Üniversitesi’ndeki rektörlüğü döneminde, kendisine karşı olan veya herhangi bir konuda muhalif düştüğü öğretim üyelerini sağcı, solcu,dinci,kemalist veya komünist olmasına bakmamızın* üniversiteden uzaklaştırmış veya ayrılmaları yönünde baskı yapmıştır. Başta hukuk fakültesi olmak üzere sosyal bilimlerdeki birçok hoca üniversiteden ayrılmak durumunda kalmıştır. Hatta bu dönemde Prof. Dr. Hüseyin Hatemi’nin kedileri bile zehirlenmiştir. Bütün bu uygulamaların yapıldığı dönemde işin mahiyetini anlamayan daha doğrusu ileri görüşlü olmayan kimi çevreler tarafından bu uygulamalar eleştirilmiştir. Lakin tarih Alemdaroğlu’nu haklı çıkartmıştır ki İstanbul Üniversitesi’nden ayrılan öğretim üyeleri başta özel üniversiteler olmak üzere birçok üniversitede akademik hayatın canlanmasını sağlamışlardır. Bugün hangi özel üniversiteye bakılsa benzer bir durumla karşılaşılacaktır. İşte üniversitelerdeki akademik hayat canlansın diye çabalayan bir Türk aydınının zamanında anlaşılamayan ve ağır ithamlarla eleştirilen davranışlarının sonucu.
* Bu duruma örnek olarak Erdoğan Teziç, Necmi Yüzbaşıoğlu, Bülent Tanör, Nami Barlas vb hocalar gösterilebilir. Hatta yanlış olmasın Türkan Saylan, ölürsem cenazeme Alemdaroğlu gelmesin demişti. Arkadaş çok orjinal bir tesbit yapmış. Kutlamak gerek kendisini.
Pardus007 | 29 Mart, 2008 @ 02:01 #
Bir kere nasip oldu ve rektörlük binasına bir konferans için girdik. Binadaki odaların ihtişamındanmıdır nedir oraya rektör alan kendini padişah zannediyor sanki…
* * *
Rektörlük binası eski (osmanlı) ordu karargahı. Sağır Oda adlı dizide şirket binası olarak kullanılmıştı.
uyuyang | 29 Mart, 2008 @ 09:51 #
Bİr zamanlar büyük bir kitlenin peşinden fikir desteğinde bulunduğu bu şahıs ne oldu da birden bire herkesin nefretini akıttığı bir duruma düştü. Ne demişler eden bulur.
Suskun | 29 Mart, 2008 @ 11:17 #
@pardus, bahsettiğiniz konuyla ne kadar alakalı olur bilmiyorum ama yanılmıyorsam Franklin D. Roosevelt’e ait bir söz vardı; “Mutlak güç yozlaştırır” diye. İnsanlar güce sahip oldukca kendilerini büyük görmeye başlıyorlar sanırım. Bu yüzden denir ya insan büyüdükçe küçülmesini bilmeli diye.
@uyuyang, çıkar ilişkisine dayalı olan bir ilişki ağının haliyle böyle sonuçlanması gayet normal. İnsanların fikirlerine saygı göstermeden onları sindirmeye çalışırsanız benzer bir durumla karşılaşmanızda haliyle yüksek bir olasılık. Yazıda da dediğim gibi sadece belli fikirdeki hocalara yapılmış birşey yokmuş aksine her fikirden hoca bu durumdan nasibini almış. Bu da bana çok ilginç geldi.
Kaan Fakılı | 29 Mart, 2008 @ 11:59 #
Kemal Alemdaroğlu’nun adını bu Ergenekon olayından önce de çok kez duydum. Ne yalan söyleyim bir kere bile olumlu bir şekilde duymadım…
V.A.R. | 29 Mart, 2008 @ 20:40 #
Bahsettiğiniz gibi birçok bölümden birçok değerli hocamız çeşitli sebeplerle ayrılmak zorunda kaldı. ve biz o değerli hocalarımızın kitapları ile sınavlara hazırlandık. belki gitmeleri veya gönderilmeleri istanbul üniversitesi adına kötü olsada, yeni açılımların, yeni atılımların vesilesi oldu. bu sebeple madur olan tüm hocalarımızı saygıyla anıyoruz.