Kadına Yönelik Şiddeti Neden Önleyemiyoruz
Şiddet öyle bir hal aldıki her yerde kendini bir şekilde gösteriyor. Şiddetin en dramatik bir şekilde karşımıza çıktığı alanlardan birisi de aile içi şiddettir. Birçok ailenin yıkılmasına sebep olması bir tarafa böyle bir ailede yetişen çocukların ileriki yıllarda şiddete meyilli bireyler olarak toplumda yer alacak olması maalesef meselenin diğer bir boyutunu teşkil ediyor.
Aile içi şiddetin çeşitli ayrımları ve görünümleri olmakla birlikte şiddet, kendini daha çok kadının, eşi tarafından fiziksel veya ruhsal olarak taciz edilmesi şeklinde kendini gösteriyor. Sürekli dillendirilen ve sözüm ona çeşitli sivil toplum örgütlerinin arada bir çıkıp propaganda yaptığı bu konuda ben yeterli çaba gösterildiğine açıkcası pek inanmıyorum. Bunun en temel sebeplerinden birisi medyanın, siyasilerin, bu konuda ön ayak teşkil etmesi gereken sivil toplum örgütlerinin ve en önemlisi kadını korumaya yönelik kuralların uygulayıcısı olan kişi ve kurumların kadına yönelik şiddet mevzuuna yaklaşım tarzlarıdır.
Şiddeti Önlemekle Yükümlü Olan Kişi Ve Kurumlar
Düşünün ki bir kadın akşam kocası tarafından dövülmüş ve ertesi gün soluğu karakolda alarak kocasını şikayete gidiyor. (Zira malum olduğu üzere Avrupa Birliği süreciyle birlikte kadın sığınma evleri açılmış ve ihtiyaç sahibi kadınların bu evlerden yararlanması sağlanmaya çalışılmaktadır. Geçtiğimiz yıl itibariyle yanılmıyorsam 33 tane kadın sığınma evi açılmış durumdaydı). Kadının, kocasını şikayet ettiği polis memuru büyük ihtimalle ona “abla birşey olmaz her evde böyle şeyler olur evine git” diyecektir. Belki iyi niyetle dediğini düşünebiliriz lakin bunun altında yatan en büyük sebep toplum olarak şiddeti içselleştirmiş olmamızdır. Şiddeti normal birşeymiş gibi algılıyoruz artık. Diğer bir ihtimal ise şikayeti dinliyor olan polisin de eşine şiddet uygulayan birisi olma olasılığıdır.
Her iki durumda da kadını korumak adına konulmuş olan kurallar uygulama alanı bulamayacaktır. Bunun dediğim gibi en temel sebeplerinden birisi şiddetin artık çok normal ve sıradan birşey olarak algılanmasıdır. Erkekleri bir kenara bırakalım birçok kadın bile aile içinde şiddeti normal karşılıyor veya şiddet yüzünden ailesi dağılmak üzere olan, bunu sorun yapan kadınlara çok farklı bir gözle bakabiliyor. Oysa ki böyle konularda müsamaha gösterilmemelidir zira şiddet gibi her daim ilerleme potansiyeline sahip bir olgu ancak toplumun bütün fertlerinin herhangi bir istisna gözetmeksizin buna karşı olmasıyla önlenebilir.
*Diğer başlıklara değinmek suretiyle bu konuya devam edeceğim.
Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler
Benzer Yazılar
Rastgele Yazılar
Yorum yapın
Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.