“ Ocak, 2008” tarihli yazılar
Fatih Hoca Bize İngilizce Öğret!
Etiketler: fatih terim, ingilizce, yabancı dil
Akıcı ingilizce konuşmanın en önemli şartı kendine güvendir. Yeterli özgüveniniz varsa az ya da çok ingilizce konuşmaya başlayabilirsiniz. Bir de bu özgüven mevzuunu abartanlar var. Bunun en büyük örneğini şimdiye kadar Fatih Terim hocamızda gördüm. O nasıl bir özgüven nasıl bir kendinden emin olma halidir Fatih Hocam, ingilizceyi katlediyor olmanıza rağmen basın toplantısında derdinizi anlatabiliyorsunuz. Sanırım Hocam, dilbilgisini es geçerek doğrudan mesaja odaklanmış.
Konuşmasında “in the tabela”,”okazyon”,” I don’t want to see the back, I want to see the front ” gibi ifadelere rastlamak mümkün. Hele “What can I do” demiyor mu bitiyorum o kısma. O nasıl bir “Sometimes” demektir. Büyüksün Fatih Hoca.
Asıl komediye gelince. Önceki gün Almanca Hocasına derdimi anlatabilmek için ingilizce konuşuyorum. Sarıl Sandalye Projesi hakkında konuşurken “adam evinin duvarına tabela asmış” diyecektim. O an irticalen tabela kelimesini dilimin ucuna gelir[...]
Prison Break S03×10 Dirt Nap
Etiketler: dirt nap, prison break, yabancı dizi
Prison Break bu hafta bir önceki bölüme göre daha iyiydi. Ama yine de senaryodaki boşluklar kendini hissettiriyor. Ama yavaş yavaş olması gerektiği noktaya gelmeye başladı dizi. Birşeyler yerli yerine oturana kadar dizi, birkaç bölüm daha böyle devam edeceğe benziyor. Umarım sonrası kaliteli olur. İlk iki sezondaki havayı bulmak zor olsa da yine de izlenebilecek kaliteli bir dizi. Önümüzdeki haftayı dört gözle bekliyorum.
Ömür Dediğin Nedir Belki Birgün Belki Sonsuzluk Kadar
Etiketler: Bruno Ganz, dram, eternity and a day, film, ömür, Sinema, sonsuzluk, Theo Angelopulos, yunan sineması
“Neden,anne hiçbir şey beklendiği gibi olmadı. Neden?Neden çürüyüp gider insan sessizce acıyla ihtiras arasında parçalanarak? Ben neden hayatımı sürgündeymiş gibi geçirdim? Kendi ana dilimi konuşma şansım varken neden bu kadar seyrek döndüm ülkeme? Kendi dilim varken…Hâlâ kayıp kelimeleri bulabilecek ya da sessizliğin içinden unutulmuş kelimeleri çıkarabilecekken. Neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde? Söyle bana, anne insan neden bilmez nasıl seveceğini? Bir gün, sana sormuştum: “Yarın ne kadar sürecek?”Cevap verdin bana: Sonsuzluk ve bir gün kadar.”
Herkes Gitmek İster
Etiketler: ayrılık, eksi sozluk, gitmek, hüzün
“Gitme” denilmesini umarak yaptığımız veya yapmayı hayal ettiğimiz ama “gitme” diyenlerin, veya diyecek olanların, hayal ettiklerimiz olmadığı eylem. Başkaları der, hep başkaları sever. Burda duruyorum şimdi ve sen yoksun ve ben gitmek istiyorum. Gidersem gitme dersin diye mi, gidersem peşimden gelirsin diye mi yoksa gerçekten bu şehri artık taşıyamadığım için mi bilmiyorum. Umutlarımın gitmek eylemi içine sığınmış olması ne acı ve “birzamanlar”dan ne kadar uzak.[via]
Yaşama sevincinin tükenip, avuçlarının arasından kayıp yitişini seyrettiğin yok oluşundur… ellerin açık, gözlerin, parmaklarının arasından kan gibi süzülen hayallerine bakakalır. Tutmak için sıksan da avuçlarını ne çare.. aralarından sızıp gider parmaklarının. Tekrar açtığında ise sadece ellerinin dokusu arasında kalan kırmızılıkları görürsün…
Hakedilmemiş yalnızlıklarında kaybolup gitmek için uzanır adımların, ellerini göğsüne silersin temizlemek adına, göğsünden tüm bedenine işler acısı… cam kırıklarına basarak yürürsün. Her adım biraz daha acıtır[...]
Gsm Operatörleri Ne Kadar Kaliteli
Etiketler: cep telefonu, gsm, şebeke
Gün boyunca telefonum açık olmasına rağmen ne gönderilen mesajları alabildim ne de yapılan aramaları cevaplayabildim. Çünkü telefonum anlamadığım bir şekilde kapsama alanı dışında gözüküyormuş. Telefon açık gözükmesine rağmen böyle birşey olması çok garip geldi. Sim kartı çıkarıp takınca düzeldi. Eğer telefonumda bir sorun yoksa o zaman gsm operatörlerine sevgilerimi iletiyorum burdan.