Ömür Dediğin Nedir Belki Birgün Belki Sonsuzluk Kadar
“Neden,anne hiçbir şey beklendiği gibi olmadı. Neden?Neden çürüyüp gider insan sessizce acıyla ihtiras arasında parçalanarak? Ben neden hayatımı sürgündeymiş gibi geçirdim? Kendi ana dilimi konuşma şansım varken neden bu kadar seyrek döndüm ülkeme? Kendi dilim varken…Hâlâ kayıp kelimeleri bulabilecek ya da sessizliğin içinden unutulmuş kelimeleri çıkarabilecekken. Neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde? Söyle bana, anne insan neden bilmez nasıl seveceğini? Bir gün, sana sormuştum: “Yarın ne kadar sürecek?”Cevap verdin bana: Sonsuzluk ve bir gün kadar.”
En sevdiğim ve filmleri ile beni etkileyen yönetmelerden birisi de Theodoros Angelopoulos‘dur. Yunan sinemasının nevi şahsına münsahır ustan yönetmeni sayılan Angelopoulos, filmlerinde en küçük ayrıntılara bile dikkat eden, normal bir filmde önemsiz sayılabilecek bir sahneyi sanki karşınızda fotoğraf sergisi varmış gibi güzel bir görsellik ile size sunan ender yönetmenlerden birisidir. Ağlayan Çayır, Ulis’in Bakışı, Leyleğin Geciken Adımı gibi filmlere imza atan yönetmenin hayatını ve tarzını başka bir yazıya bırakarak yönetmenin en sevdiğim filmlerinden olan Sonsuzluk ve Birgün filmine yakından bakalım;
Selanik’te yağmurlu bir gün… Ünlü bir yazar olan Alexandre, amansız bir hastalığa yakalanmıştır. Karısından, 30 yıl önceki bir yaz gününü anlatan bir mektup alan Alexandre için bütün yaşamını geçirdiği sahil kenarındaki evini terketmenin vakti gelmiştir. Ve sonunda geçmişinin ve şimdiki hayatının karışmış olduğu ilginç bir geziye çıkar. O güzel, mutlu dakikaları tekrar yaşayabilmek için… Belki bir günün içinde belki de bir sonsuzluğun…Bu yolculuğun içinde karşısına çıkan beklenmedik kişiler ise ‘bugün’ün getirdiği süprizler olarak hayatının son anlarında yer edecektir.[via]
Bruno Ganz‘ın Alexandre, rolüyle karşımıza çıktığı film kimilerine göre uzun sayılabilecek bir süreye sahip. Yaklaşık ikibuçuk saat süren film, fazla diyaloğun olmadığı ve daha çok karşınızda acı çeken, hayatını sorgulayan, maziyi anımsatan ve en önemlisi hayatının son günlerini yaşayan bir adamın simasını size gösteren bir fotoğraf edasında sürüyor. Angelopoulos’un belkide en sevdiğim yönlerinden birisi karakterlerinin ne hissettiğini oldukça ustaca bir şekilde bize gösteriyor olması. Öyle ki normal bir filmde sıradan sayılabilecek örneğin oyuncunun kapıdan çıkıp gitmesi olayı Angelopoulos’un elinde öyle bir hal alıyor ki oyuncu o kapıdan çıkarken duruşuyla, yüz ifadesiyle ve olanca hüznüyle ne hissettiğini sanki haykırıyor. Son olarak filmin müziklerini yönetmenin diğer filmlerinde olduğu gibi ünlü klasik müzik sanatçısı Eleni Karaindrou bestelemiş.
Künye:
Tür : Dram
Gösterim Tarihi : 17 Aralık 1999
Yönetmen : Theo Angelopoulos
Senaryo : Theo Angelopoulos , Tonino Guerra
Görüntü Yönetmeni : Yorgos Arvanitis
Müzik : Eleni Karaindrou
Yapım : 1998, Yunanistan / Macaristan / Hollanda , 130 dk.
Oyuncular:
Bruno Ganz(Alexandre) , Fabrizio Bentivoglio(Şair) , Isabelle Renauld(Anna) , Despina Bebedelli(Alexandre’nın annesi), Achileas Skevis(Çocuk)
İmdb:7.4[via]
Beyazperde:8.6[via]
Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler
Benzer Yazılar
Rastgele Yazılar
“Ömür Dediğin Nedir Belki Birgün Belki Sonsuzluk Kadar” yazısına 1 yorum yapılmış
Atıfta Bulunanlar:
Yorum yapın
Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Boşluk bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin.