“ 2008” tarihli yazılar
Tükettim
Eğer bir gün susarsam,
bu artık söylenecek hiçbirşey kalmadığı içindir; herşey söylenmemiş, hiçbirşey söylenmemiş olsa bile.
Samuel Beckett, Malone Ölüyor
Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın. Hoşçakalın.
Issız Adam Filminin Etkileri
Etiketler: Çağan Irmak, Çağan Irmak Filmleri, Issız Adam filmi
Çağan Irmak, Issız Adam filmiyle hem çok tartışılan hem de milleti kendine hayran bırakan bir film ortaya koydu. Filmden yola çıkarak Türk erkeğinin psikolojisini tahlil etmeye çalışanları bile gördüm. Issız Adam filmiyle ilgili yazdığım yazıya bugün yapılan bir yorumu buraya aktarmak istedim.
filmden sonra, 4 yıl önce ayrıldığım insanı aradım, onu çok sevdiğimi bir şans daha istediğimi söyledim, kabul etti. çünkü o gün o da filmi izlemiş :) çok enterasandı ama süper bir filmdi beni kendime getirdi. çok saol çağan ırmak.
Bu hadiseyi filmin yapımcısından duysam kesin reklam amaçlı yapıldığını düşünürdüm lakin bir blog ziyaretçisinden duymak beni fena şaşırttı, epey güldüm. Filmde çok hoşuma giden bir replik vardı, bu arkadaşın durumunu iyi özetliyor aslında: “onu gücendirme, sakın bırakma, ömrü hayatında Ada, sana Allah’ın verdiği en büyük hediyedir. Ne diyelim Allah nihayetine erdirir[...]
Akşamdan Kalma Yazı
Etiketler: közleme patlıcan salata, türk milleti, yemel kültürü
Canım sıkıldığın zaman film izlerim, kitap okurum, vapura binerim, bir köşeye oturur sessizce etrafı izlerim, yemek yaparım veya en kötü ihtimal yemek yerim. Diğer alternatifleri bir kenara bırakarak sabahın bu saatinde, 05:06, akşamdan kalma mercimek çorbasını ısıtıp yedim. Bu saate kadar ayakta kaldım çünkü yazmak istediğim birkaç yazı için kaynak topladım, birazını okudum. 35 yaş hedeflerimi kağıda dökmeye karar verdim. Bir insanı sevmek bir şehri sevmek midir düşüncesi üzerine kafa yordum. İstanbul’dan ayrılmak isteme sebebimim biraz da bundan kaynaklandığını farkettim. Birikenler isimli bir blog keşfettim; okurken keyif aldım. Siz de bir gözatın.
Bazen çok abarttığımı düşündüğüm bu sadakat anlayışım yüzünden aynı şarkıyı defalarca dinledim. Zira bir şarkıdan başka bir şarkıya geçiş bile bir önceki şarkıya ihanet ediyormuşum hissi uyandırıyor ben de. Bu mevzuda ben de bir gariplik olduğunu kabul etmeye başladım.
Bugün,[...]
Tarih Konulu Filmler Ve Osmanlı Cumhuriyeti
Etiketler: Ata Demirer, atatürk, can dündar, Gani Müjde, Kara Murat, komedi, mizah, Mustafa Filmi, Osmanlı Cumhuriyeti, senaryo, tarih konulu filmler, trajedi, Vildan Atasever
Bu akşam Osmanlı Cumhuriyeti filmini izledim. Filmi beğenip beğenmeme mevzusuna gelmeden önce biraz gündemi, Osmanlı Cumhuriyeti filminin konusunu ve oyuncularını, Gani Müjde’nin “Kurtuluş Savaşı yapılmasaydı” ya da dolaylı yoldan “Atatürk olmasaydı” sorusuna verdiği cevabı yakından incelemekte fayda görüyorum.
Mustafa Filmine Yönelik Eleştiriler
Osmanlı Cumhuriyeti’nin merak edilen bir film haline gelmesinde en büyük etken şüphesiz Can Dündar‘ın Mustafa filmidir. Filmi izlemediğim için bu konuda yorum yapamayacağım fakat şurası bir gerçek ki Can Dündar’ın “insani yönüyle” tasvir etmeye çalıştığı Atatürk portresi birçok kimseyi tatmin etmediği gibi oldukça fazla eleştiri aldı. Mustafa filmi üzerindeki tartışmalar henüz bitmeden, dolaylı da olsa Atatürk’ü anlatan bir filmin vizyona girmesi haliyle ilgi uyandıracak bir gelişmeydi.
Atatürk Olmasaydı Ne Olurdu
Tarihi olayları neden sonuç ilişkisinde değerlendirmek ve şöyle olmasaydı böyle sonuçlar ortaya çıkardı demek çoğu zaman çok gerçekçi değildir. Çünkü tarihi olaylar[...]
Aynı Hikayeyi Anlatan Farklı Sesler
Etiketler: Celtic Woman, Cengiz Özkan Bir Ay Doğar, Efkan Şeşen, Eleni Karaindrou, Hakan Yeşilyurt Nesine Yandım, Hasta Siempre, Mustafa Yıldızdoğan, Polyushka Polye, Sahrud Acıya Gülmek, şarkı, türkü
Yanlış hatırlamıyorsam Volkan Konak, “solcu olmayan müzik yapamaz” tarzında bir tartışma başlatmıştı. İçeriğini de hatırlamıyorum tam olarak ama bir ara böyle bir tartışma vardı. Kaliteli müzik yapıp yapmamayı ideolojiye göre ayırmayı yanlış buluyorum ama geçen de birşey fark ettim ki dinlediğim şarkıların ekserisi sol görüşlü şanatçılara ait şarkılar. Zannımca bu durumun ortaya çıkmasında, kadim dostum Raci’nin çakma bir sosyalist, yakında sermayenin kölesi olacak haberi yok :), olmasının etkisi büyük.
Benim severek dinlediğim iki tane enstrümental parça vardır: birisi Polyushka Polye diğeri ise Hasta Siempre. Ben bu müzikleri öylesine sıradan, iki güzel müzik olarak dinleyip duruyordum. Hatta Polyushka Polye‘nin Efkan Şeşen tarafından “ıslık” ile çalınan versiyonunu dinleyince aklımdan, bu müziği ilerde yapacağım bir sunumda kullanmak bile geçmişti. Düşünsenize önünüzde devlet protokolü arka fonda Kızıl Ordu‘nun kahramanlık marşı. Hasta Siempre ise Che Guevara’ya yazılmış bir[...]