“ Kasım, 2007” tarihli yazılar

Masumiyetin Bittiği Yerde Efsaneler Başlar

Etiketler: , , , , , , , , , ,

“Kimi insan kendi içinden gelen sesi açık seçik duyar ve bu sese kulak verip yaşar. Böyle insanlar ya delirir ya da efsane olurlar.”

Legends of the fall, 1994 yapımı Jim Harrison’nın aynı isimli romanından sinemaya aktarılmış ve başrollerini Brad Pitt, Anthony Hopkins, Aidan Quinn‘nin paylaştığı en iyi görüntü oskarını almış olmanın yanı sıra bir çok ödüle aday gösterilmiş Edward Zwick imzalı bir film.

Albay William Ludlow Amerikan Hükümeti’nin Kızıl Derelilere karşı yaptıklarından rahatsızlık duyar ve buna daha fazla dayanamayarak yine bir Kızıl Dereli olan dostu Tek Bıçak (Gordon Tootoosis – One Stab) ve işçileri ile Montana’da büyük bir ev inşa edip yaşamaya başlarlar. Albay Ludlow’un 3 oğlu vardır; Tristan (Brad Pitt), Alfred (Aidan Quinn) ve en küçükleri Samuel (Henry Thomas). En büyükleri Alfred yaşına göre olgun davranışlar sergileyen her zaman dikkatli ve sorumluluk sahibi[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Sinemakategorisinde 19 Kasım 2007 tarihinde yazıldı. - 1 Yorum

Yeis

Etiketler: , ,

Bütün çekingenliklerim yok olmuştu. Bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena, kuvvetli ve zayıf taraflarımla, en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyordum. Ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı.. bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. Çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için: ‘adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki? ‘ demiştim. Eskinden her insan hakkında, hiçbir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl: ‘bu beni anlamaz! ‘ demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak: ‘işte bu beni anlar! ‘ diyordum..Sabahattin Ali,Kürk Mantolu Madonna

Tamamını oku | Yorum yap | Kitap, İktibaskategorisinde 3 Kasım 2007 tarihinde yazıldı. - 0 Yorum

Mektup

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Sevgili Catherine:
Uzun süredir seninle konuşmadığım için üzgünüm. Kendimi kayıp hissediyorum. Koordinatlarım ve pusulam yok. Sürekli bir şeylere çarptım. Galiba çılgıncaydı. Daha önce hiç kaybolmamıştım. Sen gerçek kuzeyimdin. Sen evim olduğun sürece evimi hep bulabiliyordum. Gittiğinde sana kızdığım için üzgünüm. Hala hata yapıldığını düşünüyorum ve Tanrının bunu düzeltmesini bekliyorum.

Ama artık daha iyiyim. Çalışmak işe yarıyor. Hepsinden önce sen yardım ediyorsun. Dün gece rüyama girdin. O gülüşünle beni sevgili olarak sarmalayan çocuk gibi sallayan gülüşünle. Rüyadan aklımda kalan tek şey bir huzur duygusu. O duyguyla uyandım ve mümkün olduğunca duyguyu yaşatmaya çalıştım. O huzura doğru yol aldığımı söylemeye çalışıyorum. Pek çok şey için özür dilerim. Seninle daha çok ilgilenmediğim için üzgünüm böylece bir dakika bile hasta, korkmuş ya da üşüyor olmayacaktın. Neler hissettiğimi söylemek için uygun kelimeleri bulmayı denemediğim için üzgünüm.[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Sinemakategorisinde 3 Kasım 2007 tarihinde yazıldı. - 0 Yorum

İrtibat

Rss abonesi olun

Rss abonesi olarak yeni yazılardan kolayca haberdar olun. Rss okuyucu kullanmıyorsanız email listeme abone olun. Yeni yazılar email adresinize gelsin!

Okuduklarım

Serefraz

SerefrazSürekli takip etmeye başladığım ilk blog yazarıdır. Yazılarıyla insanı sıkmaz, okunması kolaydır, keyif verir, az sözle çok şey anlatabilen nadide insanlardandır. Hüzünlü bir yazı da yazsa yüzünüze tebessüm kondurmasını bilir, acı bir tebessüm bile olsa. Hiç kapanmamasını dilediğim günlüktür.

Diğerleri