‘Kasım, 2007’ tarihli yazılar

28
Kasım
2007

Bette Midler - The Wind Beneath My Wings

Bazı duygular vardır ki hangi dilde ifade ederseniz edin aynı hüznü, aynı hicranı hissedebilirsiniz. Eğer bu bahsettiğimiz duygu birini hiç haberi olmadan kendinizden bile çok sevmekse söyleyecek sözünüz daha bir derin daha bir keder yüklü olur. Did you ever know that you’re my hero? sözünün hiç muhatabı olamadığınız için müteessir olmakla beraber yaşadığınız güzellikler için hem bunun müsebbibine hem bunu veren Rabb’inize teşekkür edersiniz. Did you ever know that you’re my hero? sözünün geçmiş zamanda söylenmiş olması herşey için aslında çok geç olduğunu ve herşeyin artık hoş bir anı ve derin bir iç çekiş olduğunun da göstergesidir. Mutluluktan havalara uçmanın ne olduğunu hissettiğiniz günleriniz olmuş ve artık o günler size ufukta belli belirsiz beliren bir liman kadar uzak geliyorsa bu şarkı size göre. Buyrun;

Devamını okuyun
19
Kasım
2007

Masumiyetin Bittiği Yerde Efsaneler Başlar

“Kimi insan kendi içinden gelen sesi açık seçik duyar ve bu sese kulak verip yaşar. Böyle insanlar ya delirir ya da efsane olurlar.”
Legends of the fall, 1994 yapımı Jim Harrison’nın aynı isimli romanından sinemaya aktarılmış ve başrollerini Brad Pitt, Anthony Hopkins, Aidan Quinn‘nin paylaştığı en iyi görüntü oskarını almış olmanın yanı sıra bir çok ödüle aday gösterilmiş Edward Zwick imzalı bir film.
Albay William Ludlow Amerikan Hükümeti’nin Kızıl Derelilere karşı yaptıklarından rahatsızlık duyar ve buna daha fazla dayanamayarak yine bir Kızıl Dereli olan dostu Tek Bıçak (Gordon Tootoosis - One Stab) ve işçileri ile Montana’da büyük bir ev inşa edip yaşamaya başlarlar. Albay Ludlow’un 3 oğlu vardır; Tristan (Brad Pitt), Alfred (Aidan Quinn) ve en küçükleri Samuel (Henry Thomas). En büyükleri Alfred yaşına göre olgun davranışlar sergileyen her zaman[...]

Devamını okuyun
03
Kasım
2007

Yeis

Bütün çekingenliklerim yok olmuştu. Bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena, kuvvetli ve zayıf taraflarımla, en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyordum. Ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı.. bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. Çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için: ‘adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki? ‘ demiştim. Eskinden her insan hakkında, hiçbir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl: ‘bu beni anlamaz! ‘ demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak: ‘işte bu beni anlar! ‘ diyordum..Sabahattin Ali,Kürk Mantolu Madonna

Devamını okuyun
03
Kasım
2007

Mektup

Sevgili Catherine:
Uzun süredir seninle konuşmadığım için üzgünüm. Kendimi kayıp hissediyorum. Koordinatlarım ve pusulam yok. Sürekli bir şeylere çarptım. Galiba çılgıncaydı. Daha önce hiç kaybolmamıştım. Sen gerçek kuzeyimdin. Sen evim olduğun sürece evimi hep bulabiliyordum. Gittiğinde sana kızdığım için üzgünüm. Hala hata yapıldığını düşünüyorum ve Tanrının bunu düzeltmesini bekliyorum.
Ama artık daha iyiyim. Çalışmak işe yarıyor. Hepsinden önce sen yardım ediyorsun. Dün gece rüyama girdin. O gülüşünle beni sevgili olarak sarmalayan çocuk gibi sallayan gülüşünle. Rüyadan aklımda kalan tek şey bir huzur duygusu. O duyguyla uyandım ve mümkün olduğunca duyguyu yaşatmaya çalıştım. O huzura doğru yol aldığımı söylemeye çalışıyorum. Pek çok şey için özür dilerim. Seninle daha çok ilgilenmediğim için üzgünüm böylece bir dakika bile hasta, korkmuş ya da üşüyor olmayacaktın. Neler hissettiğimi söylemek için uygun kelimeleri bulmayı denemediğim için[...]

Devamını okuyun
01
Kasım
2007

Can Dündar-Kırlangıcın Öyküsü (Kendi Sesinden)

 Fırtınadan sırılsıklam bir geceye uyuyup, ışıl ışıl bir bahar güneşine uyanınca insan, uzun sürmüş bir kış uykusunun mahmurluğundan silkinmişcesine diriliyor ruhu…
Yorgun bir yılın sonunda, denizin tuzlu dudaklarından öpmeye koştuğum bir sahil kasabasında, elektronik posta kutuma düştü “kırlangıcın öyküsü”…
Öyle güzel, öyle yalındı ki, yazarını da, kaynağını da bilmemenin riskine rağmen, o 8 - 10 satırdan çocuksu bir masal yapıp, bu yılbaşı, hediye sepetinize koymak geldi içimden…
   [audio:http://www.vaveyla.net/wp-content/uploads/2007/11/can-dundar-kirlangicin-oykusu.mp3]
* * *

Devamını okuyun