Amerikan ulusal güvenlik stratejisi üzerine kısa notlar
Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi (The National Security Strategy Of United State Of America), ABD’nin ilkini 11 eylül saldırılarından hemen sonra ikincisini ise geçtiğimiz yılın mart ayı içerisinde yayınladığı strateji raporudur. Belgede Amerika’nın terörle mücadele konusunda yaptığı, yapmayı planladığı ve genel olarak dünyanın gidişatını nasıl gördüğü konularında bilgiler bulmak mümkün. Uzun bir aradan sonra tekrar elime geçen belgeyi tekrar okurken özellikle ülkemizin Irak’a sınır ötesi operasyon yapmayı düşündüğü bugünlerde Amerika’nın gerek PKK konusunda ve gerekse diğer dünya meselelerinde ne kadar bencil, inandırıcılıktan uzak bir yaklaşıma sahip olduğuna işaret olabilecek hayli ilginç satırlara denk geldim ve bunlardan bazılarını paylaşmak istedim. Aşağıda yer alacak satırlar 2006 yılına ait olan strateji belgesine aittir.…Bu strateji en ciddi yükümlülüğümüzü yansıtır; Amerikalıların güvenliğini korumak.
…Ulusal güvenlik stratejimiz iki sütundan oluşmaktadır.İlk sütun; zorbalığı(tyranny-tiranlık) sona erdirmeye, etkin bir demokrasi(effective democracy) sağlamaya, serbest ticaret aracılığı ile refah düzeyini artırmaya ve kalkınma politikalarını gerçekleştirmeye çalışan özgürlük, adalet ve insanlık onurunu sağlamaktır. Bağımsız hükümetler vatandaşlarına karşı, memleketin etkin şekilde yönetilmesi, vatandaşlarının yararına olan ekonomik ve siyasi politikalar izlenmesi konularında sorumludurlar. Bağımsız hükümetler vatandaşlarına baskı yapmaz veya diğer bağımsız uluslara saldırmaz. Barış ve uluslararası istikrar en güvenilir şekilde özgürlük üzerine inşa edilir.
Stratejimizin ikinci sütunu büyüyen bir demokrasiler topluluğuna öncülük ederken karşılaşılacak zorluklarla yüzleşmektir. Tüm dünyayı etkileyen hastalıklardan, kitle imha silahlarının çoğalmasına, terörizme, insan kaçakçılığına, doğal afetlere kadar sınırları aşan birçok problemle karşılaşıyoruz. Bu problemleri çözmek için etkin uluslarası gayret şarttır. Bugüne kadar tarih, ancak biz kendi payımıza düşeni yaparsak diğerlerinin de kendi payına düşeni yaptığını göstermiştir. Amerika öncülük etmeye devam etmek zorundadır.George W. Bush’un rapora giriş yazısından alıntı yapılmıştır.
Devlet idaresi olarak amacımız; demokratik bir dünya, vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve onları sorumlu bir şekilde uluslararası sisteme yönlendirebilecek iyi yönetilen devletler yaratmaya yardımcı olmaktır. Amerikalıların güvenliklerini sağlamanın en iyi yolu budur. National Security Strategy,1.sf.
Yukarıda altı çizili olan kelime ve cümleler nedense bana büyük çelişkileri hatırlattı. Özgürlük, adalet ve insanlık onuru gibi kavramlardan bahsedip tam tersi sonuçlar doğuran eylemlere imza atmak ve üstelik bunları sırf Amerikalılar daha güvende olsun diye yapmak çok acı verici. Bir kısmını alıntı yaptığım bu belge aslında Amerika’nın dünya meselelerine nasıl baktığına dair önemli ipuçları veriyor; herşey Amerika’nın güvenliğini sağlamak için ve bunun için yapacağımız herşey meşrudur zira bizim savunduğumuz değerler tüm insanlığın ortak kazanımlarıdır ve herkes için en iyi olan budur. Dünya üzerindeki devletler bir seçim yapmak durumundadır. Ya Amerika ile işbirliği yaparak etkin bir demokrasinin dünyada yerleşmesini temin edeceklerdir yahut zorba(tiran) devletler arasındaki yerlerini alacaklardır.
Son olarak söz konusu strateji belgelerine buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.
Söz konusu alıntılar tarafımdan Türkçe’ye çevrilmiştir kısmi çeviri hataları olabilir.